
Yağmurun bir yanı bereket bir yanı felaket - Dünya Gazetesi
Tarımın temel girdisi olan yağmur, kontrolsüz yağışlarla doğal afete dönüştüğünde büyük bir felaket oluyor. Toprağa can veren damlalar, şiddetli sel ve fırtınalarla buluştuğunda binlerce hektarlık ekili alana zarar veriyor.
Günümüzde iklim krizinin de etkisiyle sıkça tanık olduğumuz aşırı yağışlar, toprağa sunduğu bereketi aynı hızla elinden alan bir felaket tablosu çizebiliyor. Tarım sektörünün en temel girdisi olan yağmur, kontrolsüz yağışlar ve iklim krizinin tetiklediği doğal afetlerle birlikte üretim maliyetlerini artırıp arz güvenliğini tehdit eden bir risk unsuruna dönüşüyor. Rekolte tahminlerini olumlu etkilemesi beklenen, toprağa can veren hayati damlalar, şiddetli sel ve fırtınalarla buluştuğunda binlerce hektarlık ekili alanı çamur deryasına gömerek milyarlarca liralık ekonomik kayba yol açıyor.
Bir yanda kuraklıktan kavrulan tarlalara nefes olan yağmur bereketi, diğer yanda kontrolsüzce bastırıp emeği, ürünü ve toprağın kendisini söküp alan bir felakete dönüşüyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar da aşırı yağışların tarımsal alana verdiği zarara dikkat çekerek, yılın ilk 6 ayında sel, aşırı yağışlar, dolu, fırtına ve don gibi doğal afetler nedeniyle yaklaşık 900 bin dekar tarım alanının zarar gördüğünü bildirdi.
Son yıllarda hem dünyada hem de Türkiye’de doğal afetlerin sayısı ve şiddetinin arttığını dile getiren Bayraktar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) raporuna göre, dünyada doğal afetlerin tarım sektörüne verdiği yıllık ortalama zararın 1990’lı yıllarda 64 milyar dolar iken son yıllarda 144 milyar dolara yükseldiğini belirtti. Bayraktar, 1991-2023 yıllarında doğal afetlerin tarıma verdiği toplam zararın 3,26 trilyon dolar olduğunu dile getirerek, son 30 yılda 4,6 milyar ton tahıl, 2,8 milyar ton meyve ve sebze, 900 milyon ton et ve süt ürününün doğal afetler sebebiyle zarar gördüğünü ifade etti.
Afetlerin tarımsal üretime verdiği zararın tüm toplumu ilgilendiren bir konu olduğunu vurgulayan Bayraktar, tarımsal açıdan “afet yılı” olarak anılacak 2025’in ardından 2026’da da afetlerin devam ettiğini dile getirdi. Bayraktar, afetlerin yaşandığı 70’ten fazla ilde mağdur olan üreticilerle yan yana gelerek zararı bizzat gördüğünü ifade ederek, şöyle devam etti: “2026 yılının ilk 6 ayında sel ve su baskınları, aşırı yağışlar, dolu, fırtına, don, aşırı kar yağışı, hortum ve heyelan afetleri tarımsal üretime zararlar verdi. Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar alan bu afetlerden zarar gördü. Bu yıl özellikle sel ve su baskınları, çiftçilerimizin üretim faaliyetlerini olumsuz yönde etkiledi. Zarar gören toplam alanın yaklaşık yarısı sel ve su baskınlarına maruz kaldı. 2026 yılının ilk 6 ayında, 28 ilde sel ve su baskını, 22 ilde don, 14 ilde aşırı yağış, 14