
TÜRİB’le güçlenen tarım piyasaları - Dünya Gazetesi
Tarım ekonomisi, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi giderek artan bir alan. Ülkemiz tarımsal hasılası, 2002- 2025 döneminde 3,4 kat artarak 83,2 milyar dolara yükselmiş ve dünyada 12’ncilikten 7’nci sıraya tırmanmışız.
Tarım ekonomisi, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi giderek artan bir alan. Ülkemiz tarımsal hasılası, 2002- 2025 döneminde 3,4 kat artarak 83,2 milyar dolara yükselmiş ve dünyada 12’ncilikten 7’nci sıraya tırmanmışız. Ülkemiz tarım ekonomisi için tüm tartışmaların üzerinde net bir sonuç bu.
Ülkemizin üretim ve verimlilik konusunda, yeterli olmamakla birlikte, belirli bir aşamaya geldiği muhakkak. Ancak asıl sorun daha çok hasat sonrası başlıyor ve soframıza kadar devam ediyor. Evet, gıda enflasyonu başta olmak üzere gıda piyasaları, fiyat ve gelir dalgalanmaları, üretici ve tüketici şikayetleri sürekli gündemde. Elbette ki tarımsal üretimin doğaya bağımlılığı, tarım ürünleri piyasalarında arz ve talep esnekliklerinin düşük olması bunun nedenleri arasında.
Ancak tam rekabet şartlarının oluşamaması, tarım ekonomisinde yaşanan sorunların esas kaynağı. Detay vermek gerekirse, piyasada çok sayıda alıcı ve satıcının varlığı, açıklık, ürünlerde standardizasyon ve piyasaya rahat giriş-çıkış serbestisi, rekabet ortamının oluşumunun olmazsa olmaz şartları.
Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) ve lisanslı depoculuk, ülkemiz tarım ürünleri piyasalarında daha yapısal, şeffaf ve güvenli bir fiyat oluşumuna katkı vererek bu şartların güçlenmesini sağlıyor.